| |
VERİMLİ DERS ÇALIŞMA PROGRAMI
Çalışma Mekanı
Hepimiz için çalışmaya başlamak ve çalışmayı devam
ettirmek her zaman zor olmuştur. Çalışırken bir çok
etken insanın zihnini dağıtıp verimli çalışmasını engeller.
Bu yüzden kişi çalışma ortamını bu faktörleri en aza
indirgeyecek şekilde düzenlemelidir. Şimdi bu düzenlemelerin
nasıl yapılacağını hep birlikte inceleyelim.
Çalışma odası ve Masası
- Eğer mümkünse çalışma odası özel olarak döşenmelidir.
Masanız cam kenarında olmamalıdır. Bu şekilde olursa
hem güneş ışığının rahatsız edici etkisinden kurtulursunuz
hem de dışarıdaki olaylar (bahçede futbol-basketbol
oynayan arkadaşlarınız, sokaktan geçen insanlar vs.)
dikkatinizi dağıtmaz.
- Işık kaynağı (ampul ve ya güneş ) arkanızda olmamalı,
çünkü kendi gölgeniz masanızın ve çalıştığınız kitapların
üzerine gelerek sizi rahatsız edebilir. Bu yüzden
ışık kaynağınızı ışık karşıdan gelecek şekilde ayarlayın.
- Çalışma odanız sık sık havalandırılmalıdır. Havasız
bir ortamda rahat çalışamazsınız.
- Oturmak için koltuk yerine sandalye tercih edin
ve sandalyeniz masanıza göre ne çok yüksek ne de alçak
olsun.
Ses
- Çalışma odası sessiz olmalıdır. Ders çalışırken
müzik dinlenmemelidir. Bir çok öğrenci "Ben müziksiz
ders çalışamam. Müzik beni engellemiyor" dese
de insan zihni aynı anda iki konuya yoğunlaşamadığı
için ders esnasında müzik dinlemeniz çalışma veriminizi
azaltacaktır. Bu yüzden müzik dinlemeyi ders aralarında
yapın. Hatta müziği kendinize ödül olarak koyabilirsiniz,
"Matematikten bu gün hedeflediğim soruları bitirirsem
biraz müzik dinleyebilirim " diyebilirsiniz.
Poster
- Çalışma odanızda sevdiğiniz sanatçıların, tuttuğunuz
takımın posterleri ve ya arkadaşlarınızla ,ailenizle
çektirdiğiniz fotoğraflar bulunmamalıdır, en azından
gözünüzün görebileceği yerlerde. (duvarınız, dolap
kapağınız, vb..) Neden diye sorduğunuzu duyabiliyorum
. Çünkü bu tarz resimler ve posterler sizi hayal dünyasına
sürükleyebilir, zihninizin dağılmasını sağlayabilir.
Mesela, tam ders çalışırken geçen sene sınıfça gittiğiniz
piknikte çektirdiğiniz fotoğrafa dalıp anılarınızı
düşünmeye başlayabilirsiniz, ve ya tuttuğunuz takımı
posterine bakarak son maçta ne kadar başarısız oldukları
aklınıza gelebilir. Sonuç olarak, odanızı size en
az çağrışım yaptıracak şekilde döşemelisiniz Tabii
yoğun ders çalışma dönemleri dışında (yani özgür olduğunuz
zamanlarda) odanızı istediğiniz şekilde süsleyebilirsiniz.
Çalışma Masanız
- Herkes kendisine ait bir odaya sahip olmayabilir,
bu durumda evin bir köşesinde kendinize bir çalışma
mekanı hazırlamalısınız. Bunun için üzerinde yazı
yazmanıza yetecek büyüklükte bir masa ve kitap-defter-kalem
gibi ihtiyaçlarınızı yerleştirebileceğiniz bir alan
yeterli olacaktır.
- Diyelim ki mutfakta yemek masasını kendinize çalışma
ortamı olarak seçtiniz. İlk yapmanız gereken bu masayı
yemek masası olmaktan çıkarıp çalışma masası halline
dönüştürmeniz. Bunun için masanın örtüsü değiştirilebilir,
masanın üzerinde bulunan tuzluk, bardak vs. gibi masanın
yemek için kullanıldığına dair belirtiler ortadan
kaldırılabilir.
Önemli Notlar!
- Çalışma esnasında dikkatiniz dağılır, hayale dalarsanız
biraz ara verin.
- Çalışırken bir şeyler atıştırmayın
- Yatarak ders çalışmayın
- Televizyon karşısında ders çalışmayın
- Çalışma masanız daima derli toplu olsun ve aradığınız
her şey masanızda bulunsun. Bir çoğumuz derse tam
otururuz, bir bakarız filan test kitabı yok, kalkar
getiririz, soru çözmeye başlarız silgiyi bulamayız,
kalkar onu da buluruz. Peki ne olur? Ders bölünür
ve derse olan ilgimiz dağılır.
ZİHİN DAĞILMASININ NEDENLERİ
Dikkatin dağılması ders çalışma veriminizi düşürür
ve çok fazla ders çalıştığınız halde başarılı olmazsınız.
Bu da sizi ders çalışmaktan uzaklaştıran bir faktördür.
Şöyle düşünürsünüz: "Çalışıyorum çalışıyorum yine
de başarılı olamıyorum, öyleyse hiç çalışmayayım daha
iyi." Bu sadece bir kaçıştır, sorunu çözmez, yapmanız
gereken çalışma biçiminizi gözden geçirmek ve nerede
hata yaptığınızı anlamaktır. Unutmayın, önemli olan
çok çalışmak değil verimli çalışmaktır.
Zihnimizi dağıtan etkenleri bilirseniz bunlara karşı
uyanık olabilir ve veriminizi arttırabilirsiniz. Bu
etkenleri iki ana başlık altında inceleyebiliriz: iç
ve dış etkenler.
- İç Sebepler
- Hayal kurmak
- Endişelere kapılmak
Hayal kurmak, öğrencilerin en çok karşılaştıkları
durumdur, ve çok sinsi bir düşmandır. Siz dersinizi
harıl harıl çalışırken size bir şeyler fısıldar ve siz
ne okuduğunuzun ve ya yazdığınızın farkında olmadan
onun peşine düşersiniz. Peki bu sinsi düşmanı alt etmenin
yolu ne?
- Hayal kurmayı kendinize ödül olarak verin. Ders
sırasında dalıp gittiğinizi fark ettiğiniz an bunu
durdurun ve " şu dersi bitireyim bir bak ne hayaller
kuracağım" diyin.
- Üstteki manevra ile düşmanınızı bertaraf edemediyseniz,
ders çalışmayı bırakın hayalinizi kurun ve dersinizi
ondan sonra başlayın. Yalnız bu ara yarım saat- bir
saat sürmesin. En fazla 5- 10 dakika uygulayın bu
taktiği, aksi takdirde düşmanınız galip gelmiş olacak
ve siz masanın başında korkunç bir pişmanlıkla baş
başa kalacaksınız.
- Düşman sandığınızdan daha güçlü ve onu hiç bir şekilde
mağlup edemediniz. O zaman C planını uygulayacaksınız,
masadan kalkıp biraz yürüyeceksiniz( evin içinde tabii)
ve fizik egzersiz yapacaksınız, eğer hava soğuk değilse
pencereyi açıp içeri temiz hava girmesini sağlamayı
da unutmayın.
- Eğer hala hayal kurmaktan vazgeçemiyorsanız ümitsiz
bir vakasınız.
- Sizi ders çalışmaktan alıkoyan bir başka etken ise
endişelerdir.
"Bu sınavda başarılı olabilecek miyim?"
"Ya başaramazsam? Annemin babamın yüzüne nasıl
bakarım?"
"Herkes benden daha çok çalıştı ben istediğim
gibi hazırlanamadım"
"Hayatta konuları yetiştiremem, ne yapacağım ben
şimdi?"
Endişe eğer dozunu kaçırmazsanız sizin için faydalıdır,
hedefinize ulaşmanız konusunda sizi uyarır. En ünlü
ve deneyimli sporcular, sanatçılar bile bir maç ve ya
bir gösteri öncesinde endişelenirler ancak bu duygu
onların iyi oynamasını ve ya iyi bir gösteri yapmalarını
engellemez. Eğer endişeleriniz sizin ders çalışmanızı
ve anlamanızı engelliyorsa yapacağınız en önemli şey
kendinize şu soruyu sormaktır:
"Bu şekilde endişelenmem sınavı kazanmama ve
ya konuları yetiştirmeme yarayacak mı?"
Cevap çok basit "HAYIR"
- Dış sebepler
- Posterler
- Yatarak Çalışmak
- Yapılan araştırmalar göstermektedir ki,
ne kadar iyi niyetle başlarsanız başlayın
uzanarak çalışmanın sonu uyku ve ya gevşeklik
olacaktır. Siz uzandığınız anda kas geriliminiz
belli bir düzeyin altına düşer ve bu beyniniz
için tek bir şey ifade eder "Uyumak"
. Beyniniz derhal uyku için gereken salgıların
salınmasını emreder ve siz uyuyakalırsınız.
- Müzik dinleyerek çalışmak
- Beyniniz aynı anda hem ders çalışıp hem
de müzik dinlemeye uygun değildir. Evet siz
ne kadar "Ben müziksiz ders çalışamam,
hem müzikle daha iyi anlıyorum" desenizde
işin aslı öyle değildir. Çünkü, beyniniz sadece
bir tek noktaya yoğunlaşabilir ve müzik dinlemek
sizin ders çalışma veriminizi düşürür, bu
yüzden yapacağınız en akıllıca iş müzik dinlemeyi
ders sonrasına bırakmaktadır.
- Televizyon
- Televizyon Türk insanın hayatında çok önemli
bir yer teşkil eder. Hiç bir program ayrımı
yapılmadan ve gözünü bile kırpmadan seyreder
televizyonu bizim insanımız. Ona hiç bir şey
kazandırmayacak bir araç karşısında o kadar
çok vakit geçirir ki, ne ailesine ne de kültürel
etkinliklere zaman ayırır.
Ders çalışıyor ve ya üniversiteye hazırlanıyorsanız
televizyon sizin zamanınızı yiyip bitiren
bir canavardan başka bir şey değildir. O yüzden
ondan mümkün olduğunca uzak durmalısınız,
elbette ki seyretmek istediğiniz programlar
olacaktır, bunu günlük programınızın içine
koymalısınız. Yalnız, hiç bir zaman hem ders
çalışıp hem televizyon seyretmeyi denemeyin
ve seyrettiğiniz program biter bitmez günlük
ders çalışma programınıza dönün.
- Telefon
- Ders çalışma süreniz bitmeden hiç bir arkadaşınızı
aramayın ders çalışırken aklınıza takılan
bir soru için olsa bile. Telefon görüşmelerinizi
ders çalışma aralarında yapın
- Arkadaşlarınıza ders çalışma sürenizde sizi
telefonla aramamalarını söyleyin ve onlara
müsait olduğunuz vakitleri bildirin. Sizi
ders çalışırken ısrarla arayan bir arkadaşınız
olursa kendisine mazeretinizi bildirerek onu
daha sonra arayacağınızı ifade edin.
- Gençsiniz ve arkadaşlarınızla paylaşacak
çok şeyiniz var, dershanede ve ya okulda birlikte
geçirdiğinizi vakit size yetmiyor ve saatlerce
telefonda görüşüyorsunuz. Artık buna bir son
vermelisiniz ve konuşma sürelerinizi makul
bir düzeye indirmelisiniz. Bunu telefon faturalanı
azaltmak için değil kendiniz için yapacaksınız.
- Hayır diyememek
- Bazen insanlar kendileri için zararlı gördükleri
ve bu nedenle yapmak istemedikleri bazı şeyleri
yapmak için arkadaşlarının yoğun baskısı altında
kalabilirler ve onları gücendirmemek ve ya
kaybetmemek için "evet", "peki"
demek zorunluluğu duyabilirler ve bu yüzden
kendilerini zor duruma düşürebilirler. Burada
önemli olan, arkadaşlığınızı kaybetmeyi göze
alarak sizi zor duruma sokacak tekliflere
"HAYIR" diyebilmenizdir.
| |